5. Tem, 2018

Kıbrıs Gazetesi - İnsan Ticareti ile ilgili...

Soru: ABD Dışişleri Bakanlığı 2018 insan hakları raporunu açıkladı.

Raporda, KKTC’de insan ticaretinin cezalandırılmadığı, Kıbrıslı Türk yetkililerin insan ticaretini önlemede asgari standartları karşılamadıkları ve bu yönde önemli bir çaba sarf etmedikleri yer aldı.

Gece kulüpleri ve benzer eğlence yerleriyle ilgili yasal düzenlemenin insan ticaretiyle ilgili yasal çerçeveyi oluşturduğu; gece kulüplerinde sadece dans gösterisi gibi eğlencenin yer alabileceğini içerdiği kaydedilen raporda, fuhuştan, fuhuşu teşvik ederek ve fuhuşa zorlayarak gelir elde edilmesinin de KKTC ceza kanunu çerçevesinde suç teşkil ettiği ifade edildi.

KKTC’de bu yasanın nadiren uygulandığı ve gece kulübü sahiplerini, korumaları ya da müşterileri nadiren cezalandırdığı ifade edildi.

Benim sorum bunlar gerçeği yansıtıyor mu?

Yasalar gerçekten de nadiren mi uygulanıyor?

 

Cevap: Raporda yer alan bilgiler, burada yıllardır faaliyet yürüten sivil toplum örgütleri tarafından dile getirilen gerçeklerdir. Gece kulüplerinde yaşanan sömürü koşullarını ve çalışma şartlarının insan ticaretini işaret ettiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Buna rağmen maalesef yıllardır devlet tarafından herhangi bir adım atılmadı. 2014 yılında yapılan Ceza Yasası değişikliği ile, fuhuş yapan şahsı cezalandıran maddenin kaldırılması önemli bir adımdı. Çünkü hem insan haklarına aykırı koşullarda çalıştırılan hem de bunun üstüne mahkemede ceza yargılmasına maruz kalınan bir durum yaşanıyordu. Bu değişiklik ile çifte mağduriyet bir nevi engellenmiş oldu. Ama şu anda sizin de söylediğiniz gibi fuhuşu teşvik eden, aracı olan, mekan sağlayanlar hala cezalandırılabiliyor. Her ne hikmetse bu gibi durumlarla pek karşılaşmıyoruz. Kadınların önceki dönemlerde mahkemeye getirildiğini görmüştük ama Ceza Yasası değişikliğinden sonra aracılar aleyhine ceza davası açıldığı pek görülmüyor. Bu alanda düzenlenen diğer bir yasa da 7/2000 sayılı Gece Kulubü ve Eğlence Yerleri Yasasıdır. Bu yasa gece kulüpleri ile iligili teknik bilgileri düzenliyor. Yani orada çalışan kadınların herhangi bir kötü muamele veya insan ticareti mağduriyeti yaşamaları halinde ne yapılacağına ilişkin hiçbir düzenleme yok. Aslına bakarsanız yasanın kendisi bile gece kulüplerinde yaşananları bir nevi görmezden gelip, üç maymunu oynuyor. O yüzden yasal değişikliğin en kısa zamanda ele alınması gerekiyor. Geçtiğimiz ay İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen çalıştay raporunda da, gece kulüplerindeki çalışma koşullarının ne boyutta olduğu, insan ticaretinin ülkemizde yaşandığı ve cezalandırılmadığı belirtildi. Gelinen noktada devlet ağzından da bunların söylenebiliyor oluşu, gereken adımların atılmasının önünde herhangi bir engel olmaması anlamına gelmeli.

Keza üç milletvekilinin (Doğuş Derya, Fazilet Özdenefe, Sıla Usar İncirli) Meclis’e gönderdiği ceza değişiklik yasası da gelecek dönemde gündemimizde yer alacak. Bu öneri içerisinde raporda belirtilen eksiklerden olan insan ticaretinin suç kapsamına alınması da mevcut. Umarım tüm vekiller insan hakları doğrultusunda tavır alıp da gereken değişikliklerin yapılması yönünde oylarını kullanırlar. Çünkü bu devirde insan ticaretinin suç sayılmaması kabul edilebilir değildir. Bunu yapmamakla modern köleliği meşrulaştırmış oluyorsunuz.

 

Soru: Ayırca LTB nin ekim ayında 4 gece kulübünü kapattığı, ancak ancak konuyla ilgili suçlu tarafların cezalandırılması konusunda yetkililerin çaba göstermediği söylendi.

KKTC'de fuhuş konusunda gerçekten de yasalar nadiren mi uygulanıyor ?

 

Cevap: LTB’nin kararı ile kapatılan ve mahkemece de onaylanan konu önemle ele alınması gerekir. Fakat o kararda da insan ticaretine ilişkin bir bulgu yapılmamış, herkesin bildiği bir gerçek (gece kulüplerinde çalışan kadınların fuhuş aracılığıyla para kazandıkları) Mahkeme tarafından da dile getirilmiştir. Davaya ilişkin diğer önemli bir konu da, tanıklık yapmaya çağrılan doktorun söyledikleridir. Anlattığı her bir ayrıntı ile, gece kulübü denilen yerlerdeki çalışma koşullarının akıl almaz boyutlarını tüm açıklığı ile öğrenmemize yardımcı olmuştur. Mesele ile ilgili olabilecek tüm kesimler bir noktada birleşebildiğine ve devletin de bu alanda adım atma isteğini dile getirdiğine göre artık iradeyi ortaya vakti geldi demektir. En kısa zamanda insan ticareti suç kapsamına alınmalı ve buna neden olan tüm koşulları engellemek için gereken mekanizmalara hayata geçirilmelidir.