28. Mar, 2017

Bir de bu taraftan bakalım...


"Yasadışı kürtaj davası" diye kamuoyuna yansıyan süreçte, beklenen gün geldi. Sabah okunan kararda, sanıklar aleyhine getirilen davalardan "adam öldürme", savcılıkça kanıtlanamadığı için mahkeme beraate hükmetti. 3 sanık aleyhine yürütülen diğer davalar, karar için 15:00'e ertelendi. O yüzden net sonucu bilmeden yorum yapmak istemedim. Çünkü ortalıkta, sanıklar her türlü suçtan dolayı beraat ettiler, tek suçlu olarak Meliz hapsedildi gibi yanlış bir algı yayılmaya başladı. Az önce açıklanan karara göre, Fahri Karagözlü 5 yıl, Rasiha Serdaroğlu 4 yıl, Ayşegül İşbilen ise 2 yıl hapse mahkum edildi.

Kürtaj, bir kadının kendi bedeni üzerinde söz sahibi olması gerektiği en önemli alanlardan biridir. Bizim yasalarımız, bu noktada çağ dışı kalmış vaziyettedir. Bu yüzden geçen günlerde bir kadın (Meliz), başka bir ülkede yaşasaydı mahkum edilmeyeceği bir cezaya çarptırıldı. Onun hamilelik süresinden çok daha fazlasına sahip kadınlar, dünyanın pek çok ülkesinde sorunsuz bir şekilde kürtaj yaptırabiliyor. Bu sebeple Meclis'in en kısa sürede yasal değişiklik yoluna gitmesi ve kürtaj düzenlemesini çağdaş - kadının insan haklarına duyarlı bir seviyeye çıkarması gerekir.

Bu işten pişkin bir şekilde tonlarca para kazanan ve kadınların zorda kalan hallerini kötüye kullananların da daha ağır bir şekilde cezalandırılması ve tabi ki öncesinde denetlenmesi için de ayrıca kurumsal - yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.

Bu gibi hususlar yanında, küçük yaştan itibaren cinsel sağlığa ilişkin dersler verilmesi, doğum kontrol yöntemlerinin en düşük gelir seviyesinden en yükseğe kadar herkesin ücretsiz ve kolay erişimine sunulması gibi icraatlere de kapı açılması halinde, gerçek adalet sağlanabilecektir. Meliz hakkında okunan mahkeme kararı bize şunu da göstermektedir: Yargı mensupları sosyoloji ve insan hakları alanlarında hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdırlar. Bunun ötesinde söyleyeceğimiz her söz, bir sonraki adaletsizliğin yaşanmasını engellemez sadece konuşup içimizi rahatlatmış oluruz. O kadar!