2. May, 2017

Medya Etik Kurulu'na Açık Çağrı!


Kıbrıs'ın kuzeyinde, diğer birçok konuda olduğu gibi medya alanında da etik değerler noktasında birçok eksiklik var. Özellikle mahkeme haberlerinin kamu ile paylaşılması aşamalarının, ne denli problemli olduğu defalarca konuşuldu. Özellikle cinsel suçlar söz konusu olduğu zaman, mağdurların isimlerinin ve kişiliklerinin belirgin bir şekilde yansıtılması, suç neticesinde yaşanan acının katlanarak artmasına neden oluyor. Yani yaşanan şiddet katmerleniyor. Kimi zaman ismi kullanmayıp, kişinin sahip olduğu özelliklerin anlatılması da mağdurun kim olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Küçücük bir adada yaşıyoruz, herkes herkesi bir şekilde tanıyor. O yüzden çok daha fazla dikkatli olmak gerekiyor. Gerek medya etik kurulu gerekse tek tek basın emekçisi arkadaşların bu gerçekleri bilerek adım atması gerekiyor. Güneşköy'de yaşandığı söylenen çocuk istismarı da bunun en yakın örneği. Eğer çok hassasiyetiniz varsa, çocuğun hikayesi üzerinden değil, "çocuk istismarının önlenmesi için nasıl bir kamuoyu oluşturabilirim" diye düşünmek daha etik bir davranış olacaktır. İşin bir de sanık boyutu var ki o da başka bir tartışma konusu. Derdim şu anda istismara maruz kalan bir çocuğun yaşadığı acıların arttırılmasını engellemek. #MedyaEtikKuruluGöreve

edit not: Medya Etik Kurulu'ndan, mail aracılığıyla görüş talep ettim. Umarım bu konuya dair hassasiyet gösterip cevap verirler...