22. Haz, 2017

Artık Yeter!

Dün gece Tatlısu'da öldürülen Ayşe Yalçın'ın eşi polis mensubu idi. Cinayeti, kendine zimmetli tabancası ile işledi. Kadın cinayetlerinin işleniş şekilleri ve ölüme giden yolu döşeyen taşlar hemen hemen birbirine benzer nitelik taşır. Bu cinayette tartışılması gereken konulardan biri de, toplum içerisinde güvenliği sağlamak ile görevli bir bireyin varlığıdır. Canımızı emanet ettiğimizi düşündüğümüz, başımız derde girdiğinde şikâyet için gittiğimiz bir kuruma dâhil olan bir kişi, karısını kendi silahı ile öldürebiliyor. Bu yönü ile değerlendirildiği zaman, birkaç sorunun cevaplanması gerekiyor. Bir polis kadın cinayeti işleyecek kafadaysa, şiddete maruz kalan bir kadın karakola gidip nasıl yardım isteyecektir? Demek ki hâlâ kurum içerisinde bu konuda bir zafiyet vardır. Bu noktada devletin sorumluluğunu yerine getirmediğini söylemek mümkün. Bu konuda yasası geçirilmiş olmasına rağmen Polis içerisinde şiddeti önlemeye dönük özel birimler kurulmadı, buna bağlı olarak gerçekleştirilecek hizmet içi eğitimler yapılmıyor. Hal böyle iken erkek egemen zihniyeti değiştirecek araçların var olduğunu söylemek mümkün değil. Hem Polis Teşkilatı hem de idarenin geri kalanı bu konuda bir açıklama yapmak zorundadır.

Meselenin diğer tarafı da, beylik tabancası taşıma ehliyetinin bu kadar kolay olmasıdır. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, sadece ülkemizde değil dünyada da yaşanan kadın cinayetlerinde katiller, güvenlik mensubu kişiler olabiliyor. Bizim memleketimizde de önceden yaşanan vakalar oldu. Bu koşullarda silah taşıma ve kullanma şartlarının yeniden gözden geçirilmesi ve ağır prosedüre tabi kılınması gerekmiyor mu? Bir kadın olarak kendimi güvende hissetmiyorum, kadın arkadaşlarım da o şekilde hissediyor. Devlet tüm kadınların ölmesini mi bekliyor? Bilemiyorum. #artıkyeter #kadıncinayetleripolitiktir